22 Şub 2009

ÖZLÜYORUM...




Kaç geceyi hasretinle uyudum bilir misin
Çiğ taneleri kucağımda kaç sabaha uyandım
Öyle zor ki sensizlik
Dalıp dalıp kaldığım üzüm gözlerini
Güneşi kokladığım ellerini özlüyorum.

Çöl rüzgarı gibi kavurdun yüreğimi
Susuzluğumda kana kana içemedim
Öyle zor ki hasretin
Suyun ateşe akışı gibi
Sıcağında sönmeyi özlüyorum.

Bir tutam saçına mısralar yazdım geceler boyu
Seni anlattım gecenin mavisine
Öyle zor ki seni anlatmak
Gözlerimle çizdim hayalini göğün yüzüne
Yıldızların içinde seni özlüyorum.

Umutlar filizlendi gönül ağacımda
Kuruyan dallarım can buldu sevginden
Öyle zor ki beklemek
Bahar yeli gibi esip girdiğin koynumda
Çiçek çiçek kokan teni özlüyorum.

Çok fırtınalar gördü bu ömür
Çok ayazlarda kaldı
Kimse yakamadı ateşi sen gibi bağrıma
Öyle zor ki dayanmak
Alev alev sıcağına
Nefesindeki ateşi özlüyorum.

Yıldızlar toplarım ay yüzünden ışıl ışıl
Hiç bıkmam ışık olurum gecelerine
Öyle zor ki karanlık
Özgür bırak şu korkuyu artık
Kucağıma dağılan saçlarını özlüyorum.


Tufan genç

13 Şub 2009

KARANFİL ÇİZGİLERİM...




KARANFİL ÇİZGİLERİM

Sen benim düş’ümdün kâşiflerden çaldığım,
artık-kırpık hayal yolculuğumun bitim çizgisiydin.
El değmemiş kır bahçelerindeki,
misk-i amber kokularının tatlı esintileri içinde beklerdin beni…
Ve ben ölümüne koşardım sana...

Sen, şiir dizelerinin içinde saklanan bir peri kadar güzeldin.
Her mısra ile katre katre dokunurdun yüreğime.
Bazende bir virane gönül’ün, kuru sarmaşık dertleriydin…
Ne zaman ki gittin, ağıt yağdı saçlarıma…
Doyamadığım, asla kanamadığım ab-ı hayat kaynağımdın…
Yokluğunla, pınarlarım kurudu ve buz tuttu nehirlerim, üşüdüm…
Sıcağım, baharım, karanfil çizgilerimdin benim, soldum…
Şimdi gökyüzündeki yıldızların ışıltıları kadar uzaksın bana.
Bir tatlı hülyasın gecelerime;
rüyamsın ateşlerime ve kor bir alevsin gönlümde…
Yokluğun, dar ve karanlık kuyulara davet ederken beni,
kırmızı dudaklarından damlayan
bir yudum sevdanın kölesiyim artık.
Hint bahçelerinin çay kokan havasında gezinen
hisli bir berduşluk yapıştı yakama…
Ve ben bir deli âşık olarak, sensiz kaldım burada…
Şimdi sol yanımda
yaralı bir serçe gibi çırpınan bir yürek ile seni umut ediyorum,
seni istiyorum yıldızlardan...
Ne zaman yalnız kalsam seni düşünüyor bu yürek,
ne zaman hüzün bağlasa gözlerim seni istiyor yağmurlardan…
Öyle bir çalkantı var ki yüreğimde, yitiyorum yavaş yavaş...
Ölüyorum…
Şakaklarına kar yağan, bir deli âşık oldum şimdi,
gel ey gözleri ela, gelde al beni, senle olayım…
Katran karası bulutların arasından
yine sana doğmak istiyor bu gönül...
Kirpiklerime saklanan iki damla gözyaşı ile sulayarak izlerini
sana akmak istiyorum…
Es deli rüzgâr! Es ve götür beni, yâr’e muştula…
Al beni deniz! Al ve göm maviliklerine, sakla…
Sakla ve kaybolduğum yerde, yar bulsun beni…
Sen gittin ve kayboldum yokluğunla…
Sıcağım, baharım,
karanfil çizgilerimdin benim, soldum…


http://yaziruhu.blogcu.com/ Gülnaz Hasköy
.