
Belki'de hiç dokunamamak'tır ölümsüz sevda,hiç koklayamamak, hasretinden yanıp kavrulmak'tır,belki'de hiç kavuşmamaktır, özlemiyle tutuşup şiirlerde yaşamaktır, kim bilebilir'ki.
Bir bakıştır belkide,bir söz,bir damla göz yaşı,bir iç çekiştir, tarifi varmı'ki rengi olmaz elle tutulmaz,gönülde yeşerir,filizlenir ve sığmaz bedene,asla sığmaz.
Zamanı ve yeri olmaz,bazen bir gölge gibi esmer,bazen bir kar suyu kadar duru ve berrak olur yüreğe akışı,bazen bir çift göze hasretle büyütürsün içinde,bazen dokunamadan yeşertirsin gönül bahçende, belki bir sazın telinde, belkide buğulu bir sesin ötesinde,kim bilebilir'ki sevdanın nereden geleceğini,ne alınır nede satılır,önemli olan ruhunun diyer yarısını bulmak değilmidir, ama çok'ça emek,zahmet vede sabır ister.
Seni seviyorum diyebilmek çok ağır bir sözdür,her önüne gelene söyleyemezsin,yakar dilini ,yakar dudaklarını,kavrulursun ezilirsin altında, bazen yıllar sürer bu güzel bir çift sözü söyleyebilmen için, çılgın ırmaklar gibi çağlarken yüreğin,sevdanı avuçlarında demlemelisin boğulacaksan yorulacaksan vede sözünden cayacaksan mahcup olmanın ne anlamı varki.
Kolaymı ölümsüz bir sevdayı kucağında taşımak,göğüs germek tüm hükümlere ve hala inadına sevmek,yürek işidir bu,öyle gömlek gibi her bedene giydiremezsin, sonra çıkarıp çıkarıp değiştiremezsin, taşımak istediğin kadar taşıyıp sonra orta yere seremezsin,yalan sevdalar o kadar çok'ki taşıyabileceği kadar konuşmalı insan,keşke başka bir adı olsaydı böylesi aşkların,heves deseydik,macera deseydik,merak deseydik'de ferhat ile şirine, haksızlık etmeseydik.
Tufan Ank.





ay ışığı







