04 Ekim 2009 Pazar

Ölümsüz sevda varmıdır.


Belki'de hiç dokunamamak'tır ölümsüz sevda,hiç koklayamamak, hasretinden yanıp kavrulmak'tır,belki'de hiç kavuşmamaktır, özlemiyle tutuşup şiirlerde yaşamaktır, kim bilebilir'ki.
Bir bakıştır belkide,bir söz,bir damla göz yaşı,bir iç çekiştir, tarifi varmı'ki rengi olmaz elle tutulmaz,gönülde yeşerir,filizlenir ve sığmaz bedene,asla sığmaz.
Zamanı ve yeri olmaz,bazen bir gölge gibi esmer,bazen bir kar suyu kadar duru ve berrak olur yüreğe akışı,bazen bir çift göze hasretle büyütürsün içinde,bazen dokunamadan yeşertirsin gönül bahçende, belki bir sazın telinde, belkide buğulu bir sesin ötesinde,kim bilebilir'ki sevdanın nereden geleceğini,ne alınır nede satılır,önemli olan ruhunun diyer yarısını bulmak değilmidir, ama çok'ça emek,zahmet vede sabır ister.
Seni seviyorum diyebilmek çok ağır bir sözdür,her önüne gelene söyleyemezsin,yakar dilini ,yakar dudaklarını,kavrulursun ezilirsin altında, bazen yıllar sürer bu güzel bir çift sözü söyleyebilmen için, çılgın ırmaklar gibi çağlarken yüreğin,sevdanı avuçlarında demlemelisin boğulacaksan yorulacaksan vede sözünden cayacaksan mahcup olmanın ne anlamı varki.
Kolaymı ölümsüz bir sevdayı kucağında taşımak,göğüs germek tüm hükümlere ve hala inadına sevmek,yürek işidir bu,öyle gömlek gibi her bedene giydiremezsin, sonra çıkarıp çıkarıp değiştiremezsin, taşımak istediğin kadar taşıyıp sonra orta yere seremezsin,yalan sevdalar o kadar çok'ki taşıyabileceği kadar konuşmalı insan,keşke başka bir adı olsaydı böylesi aşkların,heves deseydik,macera deseydik,merak deseydik'de ferhat ile şirine, haksızlık etmeseydik.

Tufan Ank.

13 Eylül 2009 Pazar

Kadın ( Notlarımdan )

Photo Sharing View Photos Funny Pics

Bir kadının ateşi deymeye görsün
Yüreğinin ucuna
Hayatın bozkırını yemyeşil vaha sanırsın
Kanat çırparsın ucunu göremediğin enginlere
Gizeminde sarhoş olursun hayalindeki derin maviliklerin
Uykuların çalınır keyifli serüvenlerin düşünde
Yıldızlara yol alırsın gök kuşağından köprülerle
Bir kadının ateşi deymeye görsün
Yüreğin konuşur
Gözlerinin içi güler onu anlatırken
Unutursun tüm eski alışkanlıklarını
Gel gitleri dokunmaz sana, katlanırsın nazlarına
Dört mevsim yaşatır bir günde'de
Sen hala bahardayım sanırsın..

Bir kadının ateşi deymeye görsün
Ayazda kalmış tenine
Erirsin erirsinde sığmazsın kendi bedenine
Teslim olsada bazen direnmek yerine
Akıl erdiremezsin zekasının rengine
Aşkla beslenir yüreği,sevgi arsızı olurlar
Günlerce kalabilmelisin gülünce gözlerin'de
Avuçlarını yakmalı dudağının ateşi
Alevi yüreğinde, dumanı tepesinde tütmeli sevdanın
Bir ayrıcalıktır belkide
Gerdanında'ki o küçücük ben
Dokunmalı, ona can katmalısın
Candan sevdiğine ağlar kadın
Gözlerinden akan tuzu tatmalısın
Hayatın hüzün yüzünde'dir bir yanı
Sevdimi deli sever, gerçek sever
Derin yaşar yüreğinde acıları
Dalında çiçek gibidir kadın
Yenilir gözlerine, yenilir sözlerine
Arı gibi dokunup kaçmamalısın..

Sığınma sakın pembesine beyazına yalanın
Kadın soğursa, kendi ateşinde yanarsın
Yükseklerde uçmaksa niyetin
Kanatların olmalı
Yoksa kirpiğinin telinde asılı kalırsın
Silmeye görsün seni yüreğinden
Tek tek budar kendi dallarını'da
Bir çiçek bile koklatmaz teninden...


Tufan Ank.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Sustum...

Free Pics Upload Photos Photo Sharing


Sustum
Bazen öyle iyi geliyor'ki
Kendime susmak.
İçime dolduruyorum
Aşkı
Sevgiyi
Ve geceyi
Alabildiğince.
Düşler kuruyorum rengarenk
Umut dolu
Işık dolu
Sığmıyor
Almıyor bardağımın ince beli
Üzerinden yudumluyorum
Kızıla çaldığım badeyi
Biraz buruk
Biraz mayhoş .

Sustum
Tükenmeden
Tüketmeden sevgileri içimde
Gölgeme yaslandım
Tınısında ince telin
O çaldı ben dinledim
Türküler taktım her bir yıldıza
Kırık dökük ezgilerden
Ayın boynuna doladım hüzünleri
Ne içimin yangını dindi
Nede yüreğimdeki sızı
Üşüdüm
Sabahın seherinde.

Sustum
Ne toprağa kök salmış
Bir ağaçta
Nede eski bir tahta masada
Adım yoktu
Sustum
Ne kokusunu alabildim
Gecenin gölgesinde
Nede çiy tanesiyle ıslanmış
Tenine dokunabildim
Sevginin.

Sustum
Yetim kalıyor gözlerim bazen
Seçemiyorum
Sonsuzluğun bulanık rengini
Bir güvercin çırpınıyor penceremde
Kanadı kırık
Sahibi yok
Adresi yok
Kan sızıyor gönül kafesimden
İçim acıyor gülüm
İçim acıyor
Ya güze dönerse zaman...


Tufan Ank.

05 Temmuz 2009 Pazar

Sevmeli...




Sevdiği olmalı insanın
Eski ahşap pencereye,hayat veren çiçek gibi
Özlemeyi sevmeli
Yıldız kadar gizemli,serçenin masumluğunda ürkek
Duyguyu yaşamalı bedeni
Rüzgara inat,ateşi yakmalı dokunmadan yüreği
Gözleriyle gülmeli insan
Ne kadar hüzün varsa içinde,eriyip gitmeli
Çocuk yüreği olmalı
Yemyeşil çayırlarda şarkı söyleyip koşmalı,bağırarak
Büyüsü sarmalı sevdanın
Seni kucaklayan,o eşsiz duyguların ferahlığında
Sıkıca tutmalı ellerini
Yarınsız zamanların iki yolcusu olmalı,cesurca
Yürekleri çarpmalı aynı anda
Nefesler,dalga dalga sararken bedenleri
Aşk Korkusuzca yaşanmalı
Birbirinde erimeli tutkunun alevleri
Sevdiği olmalı insanın
Olmalı...


Tufan Ank.

16 Haziran 2009 Salı

GÜMÜŞİ...



Onca zamanın ardından yüreğim sükutunu bozdu yine
İçini dökmek bu kadar tatlı mıdır?
Yoksa yangınım doğuşlarımdan ve küllerimden bıktı da yeni suretler mi arıyor
Bilmemenin sarhoş ediciliğiyle bir tek yüz var zihnimde
Her yer gümüş rengi bugünlerde
Baktığım her göz yağmur yağdırıyor belki sırf bu yüzden içime
Şimdi mısralar istifsizce çıkıyor ortaya
Çıldırtıcı bir musiki eşliğinde kendimi karalıyorum harflerle
Her zamanki gibi yanlış çizimler var bu portrede de
Gözlerim sen rengine boyanmışken benim yanlışlarımdan bana ne
Bir zamanlar korkuturdu sevmek beni
Şimdi ise çığlıklar yolluyorum geceye
Belli ki kayan yıldızların da benim tutunuşuma alışacaklarını düşünüyorum
Bilemezsin ne zor büyüttüm seni içimde
Şiirsiz sevdalar hüküm sürerken yer yüzünde
Gün batımlarıyla suladım toprağını
Yüreğim geceyi gündüzü sevmez oldu
Bir tek günbatımlarının o gümüşi tonu kaldı gözümde
Uzaklığının umarsızlığı bile çekildi denizimin kenarından geri dönmemecesine
Dalgalarım özleme boyansa da
Mavinin sonsuzluğuyla sınırlandırdım seni
Gümüşi güzelay ışığı
Korkusuzluğumun nedeni güneş gözlükleriyle bakmak gözlerine belki de
Yoksa mümkün mü yakıcılığına alışmak
Ricalar üzerine inşa olmadı benim kalem
Anlar gelip yerleştiler gözyaşlarım üstüne
Ondan sonrası zaten mekansızlık
Anlatması mümkün olmayan laf kalabalıklarıyla teselli ederken kendimi
Nedense kaybediyorum ellerimden zamanın iplerini
Olamayan renklerle donanıyor ömrüm
Ömrümün sensiz oluşuyla olamıyorum ben de
Siyah beyaz kavgalara boyanıyor sevdam
Satırlarımın öncesini bilmiyorum
Sonrasındaysa meçhuller arasındaki en belirgin sen çarpıyor gözüme
İçimdeki ses doğru söyler biliyorum
Bugünlerde bitti diye fısıldıyor şarkılarının içinde inanmıyorum
İnanmadıklarımın yalan olduğuna dair bir umut parlıyor ansızın
Sonra sönüyor bakışlarım güneşin batışıyla her gece
Hanımellerinin kokusuna batırıyorum uykularımı
Bundan sonrası yok artık
Şu anın senliğiyle nefesler alıyorum.
Seni yaratanı seviyorum beni sevginle tanıştırdığı için
Beni yaratanı seviyorum seni bana sevdirdiği için
Ve ONU seviyorum sevmeyi yaratığı için
İnanmadığım sonralardan birinde bekliyorsa da vuslat bizi
Görmezsem bizliği kusura bakma
Ben sen olmakla kör oldum
Ve belki sadece bu yüzden doğdum...


Ay bakışlım,Yüreğine sağlık teşekkürler...

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Sana geldim...




Karanlıkta kalmış yıllar vardır'ya hani
Yaşanmamış saydığın,içi boş
Düşlerinde, aşkla doldurduğun geceler
Kokusuna hasret kaldığın yorgunluk
Sana geldim..

Çok uzaklardaydı nefesin
Sanki sakin bir deniz gibiydi sesin
Öyle hoş bir duruşun vardı'ki
Takıldın aklıma
Sana geldim..

Öyle güzel bakıyorduki
Hüzne dalmış, o mahur gözlerin
Tüm yıldızları topladım geceden
Gözlerinde ışıl ışıl yanmaya
Sana geldim..

Bir bahar yeli gibi, saçlarında savrulmaya
Düşlerinde'ki aşkı anlatmaya
Sevda bulutlarıyla dolu kucağım
Sicim sicim yağmaya
Sana geldim..

Köprüler kurdum bulutlardan rengarenk
Gönlünde gizlediğin bahara
Özlediğin tüm sözler saklı dilimde
Dallarında çiçek çiçek açmaya
Sana geldim..

Saklı kalmış duygular, kimin gönlünde yok'ki
Gölgeleriz içimizdeki doğan güneşi
Karlı Dağların ardında yanan ateşi
Avuç avuç toplamaya
Sana geldim...


Tufan Ank.

14 Nisan 2009 Salı

Bende insanım..


Yüreğimle dilim arasında, derin bir sessizlik var şimdi

türkülerin hüznünde, gece dönüyor yine şafağa

hangi umut yoldaş olacak doğan güneşe

heba olan sevdalar nerede can bulacak şimdi

Boşunamı açmıştı bahar çiçekleri yürekte

gölgedemi kalacak yine sevdalı gönüller

hangi gözler bakacak umut dolu düşlere

suskun duvarlara,karanlığa hasretliğimiz nedendir.

Yazık gönülden dökülen bunca sevda sözüne

aşka susamış sır dolu gecelere çok yazık

gözünden süzüleni yaş sanma sakın

bedenleri ıslatan yağmur değildi'ki

damla damla aşktı, o masvavi gökyüzünden akan

dokundukça tenine alev alev yakan.

Sana küçük gelen benim sevdam değilmiydi

şimdi isyanın kime ne faydası var'ki

can yakıyor dilden düşenler

bende insanım işte,benimde acır bir yanım

bazen savrulur kalırım bir köşede

bazen kan olur akarım kendi içime

bende insanım işte..


Tufan Ank.

Türkey slayt...